Take me down to the Paradise City
Where the grass is green
And the girls are pretty….
Bayağıdır kendi cennet şehrimi arıyorum. Kirpiklerimin havaya kalktığı ilk dakikadan, onların – akşam uykusuna dalmadan az önce – geçici olarak kapanmalarına kadar geçen sürede önüme çıkan her trafik levhasına dikkat kesilip okuyorum.
Belki üzerinde Cennet Şehri yazıyordur diye…
Sağı ya da solu göstersin farketmez. U dönüşü yapılmaz levhalarına bile dikkat kesiliyorum artık.
Yeter ki Cennet Şehri levhasını bir göreyim.
Belli mi olur, belki rüyalarımda şişeşin içinden çıkan cin `U Dönüşü Yasak´ levhasının üzerine Cennet Şehri yazdırır ?
….
Gün içerisinde yaz ( a ) madığım anlarda orayı hayal ediyorum.
Yemyeşil bir ağaç silsilesinin ortasından salınan dar bir yoldan şehrin içine giriliyor. Yaprağın tozunun kokusuna ağacın reçinesi eşlik etmiş. Bu öyle bir koku ki o daracık yolda buram buram tenine işliyor insanın. Gözüm açıkken göremediğim o levha çıkıyor karşıma sonra. “Ne kadar büyük levhaymış “ diye geçiriyorum içimden. “Bu kocaman levhayı nasıl görmüyorsun, bunca zaman nasıl görmedin? ” diye kızıyorum kendime. Sonra birden o dar yolda üzerime sinmiş koku geliyor burnuma. Tüm kızgınlığımı alıyor, o’nu kendine yoldaş edip süzülüyor o daracık yoldan önüm sıra…
Dedim ya levha kocaman. Ama nasıl devasa anlatamam. Kenarları vişneye çalan tatlı bir kırmızı şerit ile süslü. Ortasında kocaman harflerle aynı vişne tonunda “Cennet Şehri“ yazıyor. Zemini ise turuncudan iz taşıyan tok bir sarı renkte.
….
O’nu gördüğüm zaman yüzümde dişlerimi saklamanın mümkün olmadığı bir tebessüm oluşuyor. Korkuyorum. Sol yanımda haftalardır sızım sızım sızlayan çürüğü bir gören olacak diye elimi götürüyorum ağzıma.
Tebessümümü avucumun arkasına gizliyorum. Bir süredir yaptığım gibi.
Yalan olmasın ama çürük değil tek sebep. Birazda ” Bu halde nasıl gülersin, nasıl tebessüm edersin ? ” sorularının peşimden koşmasını istemiyorum. O koşuya yarenlik edecek gücüm yok. Hayallerimde olsa da yok. Yok oğlu yok
Sadece O olsun istiyorum. Hayal de olsa O …
Vişneye çalan tatlı bir kırmızı ile turuncudan izler taşıyan tok bir sarı.
Benim cennet şehrimin renkleri.